Riskin Erken Teşhisi Kurumsal Yaşamı Korur

Ali Kamil UZUN, CPA, CFE, MA, CRMA

Küreselleşme ile artan rekabet, değişen ekonomik ve teknolojik koşullar, şirketlerin hedeflerine ulaşmasında, yeni risk faktörleri ile karşılaşmasına neden olmakta veya mevcut risklerini değiştirmektedir. Bu nedenle, küresel rekabet içinde sürekli büyüme ve gelişmeyi hedefleyen şirketlerin, kurumsal risk yönetimine öncelik verdiği görülmektedir. Hem mevcut varlıklarına, hem de gelecekteki büyümelerine yönelik riskleri en etkili ve verimli şekilde yönetmek, uzun vadede yüksek performans sergilemek şirketlerin önceliğini oluşturmaktadır. Bu yaklaşım, riskin kaçınılması değil yönetilmesi gereken bir konu olduğunu göstermektedir.

Yeni Türk Ticaret Kanunumuzda da, pay senetleri borsada işlem gören şirketlerin “Risklerin erken saptanması ve yönetimi” için uzman bir komite kurması zorunluluğu getirilmektedir. Bu düzenleme ile şirketin varlığı, gelişmesi ve devamlılığının teminat altına alınması hedeflenmekte, yönetim kurullarına bu amaçla konunun uzmanı kişilerden komite kurulması, erken teşhis sistemi oluşturulması ve bu sisteme işlerlik kazandırılması sorumlulukları getirilmektedir. Yeni ticaret kanunumuza göre diğer şirketler için ise denetçinin gerekli görmesi halinde bu komitenin kurulması öngörülmektedir.

Şirketlerin doğru riskleri doğru miktarda alması ve bu risklerin uygun süreçlerle yönetilmesini sağlayan kurumsal risk yönetimi bir yönetim ve kontrol fonksiyonu olduğu kadar yeni ticaret kanunumuz ile yasal olarak da gerekli hale gelmiştir.

Şirket yönetim kurulları risk yönetimi konusundaki rol ve sorumluluklarını başarı ile yerine getirebilmeleri için nelere dikkat etmelidirler?

Risk yönetimi uygulamalarının tüm şirket genelini kapsaması, tüm süreçleri içermesi, risk yönetiminin şirkette çalışan herkesin işi olarak görülmesi, tüm riskleri dikkate alan, birbirlerini nasıl etkileyeceğini irdeleyen senaryoları, risk yönetim strateji ve politikalarının mevcut olması, sadece riskten kaçınmaya odaklanmamış, şirkete değer yaratan riskleri doğru zamanlarda fırsat olarak değerlendirebilen risk yönetim anlayışına sahip bulunulmasını kritik başarı faktörleri olarak belirtebiliriz.

Şirketlerin kurumsal sürdürülebilirliğinin bir gereği olan bu anlayış yönetim kurullarının öncelikli rol ve sorumlulukları arasına risk yönetimi ve gözetimini dahil etmelerini kaçınılmaz kılmaktadır.

Küresel ve ulusal gelişmeler, yapılan ve yapılmakta olan düzenlemeler çerçevesinde yönetim kurulları risk yönetimi konusundaki rol ve sorumluluklarını başarı ile yerine getirebilmeleri, diğer bir ifadeyle risk zekasına sahip kurum yaratabilmeleri için aşağıda belirtilen hususlara odaklanmalıdırlar.

1. Kurumsal risk yönetimine ihtiyaç duyulan nedenlerin belirlenmesi,

2. Kurumsal risk yönetimi ile sağlanacak ekonomik faydanın tanımlanması,

3. Kurumsal risk yönetimi ile ilgili strateji, politika ve süreçlerin oluşturulması,

4. Kurumsal risk alma kapasitesi, kurum adına risk alma yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi,

5. Etkin bir kurumsal risk yönetimi için yetkinliklerin değerlendirilmesi.

Yönetim kurullarına söz konusu rol ve sorumlulukları ile ilgili denetim komitesi, risk yönetimi ve iç denetim birimleri yardımcı olacaktır.

Yeni ticaret kanunumuzun da risk yönetimi ile ilgili öngördüğü bu yeni uygulamanın, ülkemizin kurumsal yönetim kalitesi, yatırım iklimi ve küresel rekabet gücüne değer katması şirketlerimizin risk yönetimini kurumsallaştırma başarısına bağlı olacaktır.

 

Ali Kamil UZUN, CPA, CFE, MA, CRMA | Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu Danışmanı (akuzun@deloitte.com)

Makale, TURCOMONEY Dergisi Mart 2013 sayısında yayınlanmıştır.